![]()
Ramazan CEYLAN
raceylan@hotmail.com
İKİ YAŞLI ADAM
13/10/2011
![]() İleri derecede hasta iki adam aynı hastane odasındaydılar. Adamlardan birinin her öğleden sonra 1 saatliğine oturmasına izin veriliyordu, ciğerlerindeki suyun süzülmesi için. Bu hastanın yatağı odadaki tek pencerenin tam yanındaydı. diğer hasta ise hep sırtüstü yatmak zorundaydı. Pencerenin yanındaki hasta, her öğleden sonra oturmasına izin verdikleri saati diğer hastaya pencereden görebildiklerini anlatarak geçiriyordu. diğer hasta hep bir sonraki günü iple çekmeye başladı, dışarıdaki renkli ve hareketli dünyayı dinlemek için. Pencere, içinde çok güzel bir göl olan parka bakıyordu. Ördekler ve kuğular gölde yüzerken çocuklar model bot'larını suda yüzdürüyorlardı. Genç aşıklar, gökkuşağının tüm renklerindeki çiçeklerin arasında kol kola dolaşıyorlardı. Ulu ağaçlar etrafı süslüyor, uzaktan şehrin silueti görünebiliyordu. Sıcak bir öğleden sonra, pencerenin yanındaki adam geçmekte olan bir şenlik alayını tarif etti. diğer adam bando seslerini duyamasa bile hayalinde canlandırabiliyordu, pencere kenarındaki adamın tasviriyle. Günler ve haftalar geçti. Bir sabah banyo yaptırmak için su getiren gündüzcü hemşire pencere kenarında yatan hastanın cansız bedeniyle karşılaştı: uykusunda, huzur içinde ölmüştü. Hüzünlendi, hastane görevlilerini cesedi dışarı taşımaları için çağırdı. Uygun zaman geçtiğine kanaat getirir getirmez, diğer hasta pencerenin kenarındaki yatağa taşınmasının mümkün olup olamayacağını sordu. Hemşire memnuniyetle isteğini yerine getirdi, hastanın rahat olduğundan emin olduktan sonra onu yalnız bıraktı. Yavaşça, duyduğu acıya aldırmadan, bir dirseğine yaslanarak dışarıdaki dünyaya bakmak üzere yatağından doğruldu adam. Sonunda, dışarıyı kendi gözleriyle görme zevkini yasayabilecekti. Pencereden dışarı bakabilmek için Yavaşça dönmeye zorladı kendisini. Pencere, bos bir duvara bakıyordu. Adam hemşireye, vefat eden oda arkadaşının pencerenin dışında görünen harika şeylerden bahsetmesine sebep olan şeyin olabileceği sordu. Hemşirenin cevabı, ölen adamın kör olduğu ve pencerenin önündeki duvarı görmediğiydi. Diğer insanları mutlu etmek çok büyük mutluluk getirir, kendi durumunuz ne olursa olsun. Paylaşılan dertler yarısı kadar üzüntü verir, Paylaşılan mutluluklar ise iki kati artar. |
Yorumlar |
Kıssadan Hisse 14/10/2011 09:50 Herkes bir başkası için aynı şeyi yapabilir mi acaba? Ramazan CEYLAN |
Yazarın diğer yazıları |
Desinler diye... - 09/08/2015 |
Desinler diye... |
Dünyevileşme - 23/10/2012 |
Dünyevileşme |
Şehirler Ölüyor - 19/09/2012 |
Şehirler Ölüyor |
Bu hale nasıl geldik? - 28/04/2012 |
Dinimize göre yaşam mı ,Yaşamımıza göre din mi? |
Gelecek yüzyıl İslamın yüzyılı olacaktır. - 15/04/2012 |
Gelecek yüzyıl |
İnsanı Acı değil,kendine acımak bitirir... - 02/03/2012 |
İnsan ve Acı |
MADEM ÖYLE, BU BİR VEDA YAZISI - 18/01/2011 |
Madem öyle, Bu bir veda yazısı… |
DOSTLUK - 30/09/2010 |
Dostluk Şartları,Faydaları ve zararları |